7 Eylül 2016 Çarşamba

Ben Nereye Aitim?

Ben nereye aitim?



Sanırım bu zaman dilimine ait değilim. Ancak 18. yüzyıla da ait olmadığımı düşünüyorum. Çünkü açıkçası zaten şişko olan bedenime o kat kat giysileri de giyemezdim. Zira 18. yüzyılın ilk lahana bebeği bendeniz olmakla kalmayıp elden ele dolaşan bir kız da olurdum. O yıllarda da bir kızın bırakın elden ele dolaşmasını dillerden dile dolaşması bile uygun görünmezdi. Yine de şak diye sevişmeleri enteresan. Neyse ki verdikleri adamlarla hemencecik evlenebiliyorlar. Henüz töre oralara uğramamış.



Töre demişken, nedir kuzucum bu töre merakı?

Neden her hikâyede bir berdel, kuma vesaire akımlar dolanıp duruyor. Tam olarak dramdan mı hoşlanıyorlar yoksa sert kaba sapa bir erkekten mi? Hayır Taksim'de o kadar protesto yürüyüşleri oluyor hiç mi etkilenmediler?

Ancak asıl temelin, dramdan ve aşırı derece mallaşmış erkek karakterleri sevmekten oluyor bunlar. Canım bi durun artık!.

Kim hiç gülmeyen sevgili ya da koca ister ki? Bi kere espri anlayışı yoksa ve hayatını sürekli tüm ciddiyetiyle emir vererek geçirecekse, bi zahmet kendi kendiyle evlensin. Bakın bunu dememin sebebi ufkunuzun açılması. Zira o tip erkekler evlilik ve tek ilişki seven tipler değildir. Ha sizde Victoria Beckham gibi kırışmamak için gülmemeyi tercih ediyorsanız, o zaman bu tipler erkekleri hayalleri kurun efenim sonra da onları okuyun.



Tamam unutmadım. Bir de mafya abilerimiz var.

Bunlar da hemen hemen ağagillerle aynı kapasitede. Anam maşallah hepsi yurt dışında okumuş ne var ki zihniyetleri gelişmemiş bir nesil. Sorsan İngiltere’nin başkentini bilmezler lakin en iyi kızların nerede nasıl kaldırmaları gerektiğini bilirler.



Bak aksiyonu unuttum, aksiyonu.

Hello saf, temiz ve hiç erkek vücudu görmemiş kızlar. Hangi devirde ışınlandınız alta yazın da oraya bir internet çekelim. Çünkü bu devirde erkek vücudu görmemiş bir neslin var olduğuna inanmam. Hani açıp baktılar diye suç atmayayım da film izlerken hiç mi kenarda na böyle avuç içi kadar reklamları görmediniz. Bir de o kadar saf duygularınızda kendinizi neden hep harcatmayı seçtiniz, seçiyorsunuz? Abi hiç mi empati duygunuz yok. Safsın sen ya, kalkıp seni aşağılayan ve önce sevişip sonra sıkılıp kapının önüne koyan adamın tam olarak nesine aşık oldun, bunu da anlat. Poposuna mı? Adını vermek istemediğim (utanırsın diye) organına mı? Yoksa spor merkezinde zamanını harcamış vücuduna mı? Hayır burada kalpten elbette ki bahsetmeyeceğim. Çok daha önemli konularımız var.

Kalp demişken güzel seven, gülebilen, arada kavga edip sinirlerini alt üst eden ve her şeye rağmen bir süre sonra özür dilemeyi bilen adamlara da aşık olun. 4×4'lük adam yoktur. Ve tabii kadın da yoktur. Ancak saygıyı duymayı bilen ve karşısındakinin önce insan olduğunu bilen adam çoktur. Onlara da şans verin. Vücuduna çok bakmayın. Sadece bir spor salonuna bakar. Size her dakika aşağılık biriymişsiniz gibi davranana değil de yüksek yüksek tepelere koyanları sevin.

Belki bunlar düzelirse ben de galaksi aramayı bırakır, bu zaman dilimine alışırım. Ay yoksa yakında mafya görünümlü vampir komşum zombi çıktı adlı kitap yazmaya başlarım. E yeni nesil mafyalı abiileriii, töreci ağalarıııı, anam kumayı berdeli seks düşünü kadını erkeği çok seviyor.

Düşündüm de ben bunları nah yazarım ya. Kendi kendime gelin güvey oldum bi an. Ben anca manyak bir karakter yazar ona manyak bir eş bulurum. Manyağıyım çünkü ben.

Şimdilik selâmetle.

2 yorum:

  1. Duygularıma tecüman oldun . Bende etrafımdaki kızlara ne olduda beyefendilerden vazgeçtik garip yaratıklara erkek dedik diye sorar olmuştum yanlız değilmişim beni bu yanlızlık duygusundan kurtardığınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanki bi biz varız bu düzene karşı :D

      Sil

Nurdan Keleş Kitap

Popular Posts